Annesi, yıllardır sırtında taşıdığı yükün artık omuzlarını eğmesine engel olamayacak kadar yorulmuş görünüyordu; gözlerini Duru’dan kaçırıyor, parmaklarını birbirine kenetliyor, sanki söyleyeceği her cümle yalnızca kızının değil, kendi hayatının da geri dönülmez biçimde değişmesine neden olacakmış gibi derin bir kararsızlığın içinde nefes alıp veriyordu.
Duru ise susmuyordu.
Çünkü artık susmanın, gerçeği korumak değil, onu biraz daha karanlığa gömmek anlamına geldiğini anlamıştı.
“Anne…” dedi, sesi yumuşak ama kararlıydı. “Bana yıllardır anlatmadığın şey tam olarak ne?”
Kadın gözlerini kapattı.
Kirpiklerinin arasından süzülen tek damla yaş, yılların sessizliğini bozacak ilk kelimeden önce düşen son engel gibiydi.
“O gece…” diye başladı güçlükle. “Yangın başladığında herkes yalnızca alevleri gördü. Ama ben insanların görmediği başka bir şeyi de gördüm.”
Duru’nun kalbi hızlandı.
“Neyi?”
“Birini…”
Bu tek kelime odanın içinde yankılanır gibi oldu.
“Alevlerin arasından çıkan birini.”
Duru’nun nefesi kesildi.
“Babam mı?”
Annesi başını yavaşça iki yana salladı.
“Hayır.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Onun yanında biri daha vardı.”
Duru’nun bakışları elindeki fotoğrafa kaydı.
Fotoğraftaki ikinci siluet…
Demek gerçekten vardı.
Bir hayal değildi.
“Kimdi o?”
Annesi cevap vermeden önce pencereye yöneldi.
Gece, camın arkasında sonsuz bir karanlık gibi uzanıyordu; sokak lambalarının solgun ışıkları yağmurdan kalan nemli asfaltın üzerinde kırılıyor, rüzgâr ağaç dallarını usulca sallarken evin eski duvarlarından yükselen çıtırtılar, sanki binanın da anlatılmamış hikâyeleri hatırladığını fısıldıyordu.
“Adını bilmiyorum.” dedi sonunda.
“Baban da söylemedi.”
“Ama onu kurtarmaya çalışıyordu.”
Duru gözlerini kapattı.
Bütün parçalar yavaş yavaş birbirine yaklaşmaya başlıyordu.
Yangın…
Kayıp dosyası…
Kimliği belirsiz kayıt…
Kerem’in babası…
Ve şimdi bu bilinmeyen adam…
Hepsi aynı gecenin içinde birbirine bağlanıyordu.
Tam o sırada telefon ekranı yeniden aydınlandı.
Bu kez titreşim sesi çıkmadı.
Sessizce parlayan ekran, odadaki bütün dikkatleri üzerine çekti.
Yeni bir mesaj gelmişti.
Gönderen yine görünmüyordu.
Duru ekrana dokundu.
Mesaj açıldı.
“Kutunun altına bak.”
Duru’nun gözleri büyüdü.
Annesi irkilerek kutuya baktı.
“Hayır…” diye fısıldadı.
“Olmaz…”
Duru şaşkınlıkla başını kaldırdı.
“Ne demek olmaz?”
Kadın derin bir nefes aldı.
“Ben… hiç bakmadım.”
“Niye?”
“Çünkü korktum.”
Bu itiraf, Duru’nun yıllardır duyduğu en ağır cümleydi.
Annesi yalnızca geçmişten değil, geçmişin içinde saklı olan gerçekten de korkmuştu.
Duru kutuyu yeniden masanın üzerine çekti.
Eski ahşap yüzey yılların izleriyle doluydu; köşeleri çatlamış, cilası yer yer dökülmüş, zamanın dokunuşuyla koyulaşmıştı.
Parmaklarını kutunun iç kısmında yavaşça gezdirirken yüzeyde fark edilmeyecek kadar ince bir çıkıntıya rastladı.
Tırnağını dikkatlice bastırdığı anda içeriden boğuk bir tıkırtı duyuldu.
Kutunun tabanı hafifçe yukarı kalktı.
İkisinin de nefesi aynı anda kesildi.
Gizli bir bölme…
Yıllardır kimsenin açmadığı ikinci bir kapak…
İçeride yalnızca tek bir zarf vardı.
Koyu kahverengiye dönmüş eski kâğıdın üzerinde isim yazmıyordu.
Sadece siyah mürekkeple çizilmiş küçük bir sembol…
Yarım kalmış bir daire…
Ve ortasında ince bir anahtar şekli…
Duru zarfı eline aldığında garip bir hisle irkildi.
Sanki kâğıt, yıllardır karanlığın içinde beklemesine rağmen hâlâ sıcaktı.
Yavaşça mührünü açtı.
İçinden katlanmış tek bir sayfa çıktı.
Kâğıdın kenarları yanmıştı.
Bazı satırlar tamamen okunmaz hâle gelmişti.
Ama ilk cümle bütün bedeninden soğuk bir ürperti geçirmeye yetti.
“Gerçek, yangında yanmadı.”
Duru satırı ikinci kez okudu.
Sonra üçüncü kez…
Çünkü bu cümle yalnızca geçmişi anlatmıyordu.
Bir uyarıydı.
Bir davetti.
Belki de yıllardır sessizce bekleyen birinin bıraktığı son izdi.
O anda evin derinliklerinden ağır bir gıcırtı yükseldi.
Eski ahşap döşeme, görünmeyen birinin adımları altında eziliyormuş gibi inledi.
Ne Duru ne de annesi konuşabildi.
İkisi de aynı anda kapıya baktı.
Koridor karanlıktı.
Ama o karanlığın içinde, insanın gözünün seçemediği hâlde varlığını hissettiği bir şey vardı.
Sanki biri, yıllardır sakladığı sırrın sonunda açılacağını biliyor ve sessizce onları izliyordu.
Bölüm Yorumları (0)
Bu bölüm hakkında yorum bırakmak için giriş yapın.