Karanlık çökecek ve hiçliğin kolları beni yutmak için uzanacak…
— Hayır… HAYIR! Sen gerçek değilsin. Sen sadece yanlış bir yanılsamasın! Bunlar iblislerin oyunu. Beni geri döndürmeye çalışıyorlar!
Nexus olduğu yerde ağlamaya devam eder.
Etrafında kimsecikler yoktur.
Bir anda tekrar bağırır:
— Gece Ana! Sen uzun zaman önce beni terk ettin! Artık sana inanmıyorum! Bundan sonra sen, sadece güneş ve ay bir olduğunda şanlı soyumun önünde eğilecek olanlardan birisin!
Ve o anda Nexus’un baltası konuşur.
— Kendi kendine konuşmak eğer senin stilinse, pek beğenmedim doğrusu. Şimdi beni dinle, dünyevi olan çocuk. Seninle bir anlaşma yapacağız. Beni Miseria Kalesi’ne götürmeni istiyorum.
Anlam veremeyen Nexus, gözyaşlarını silerken korkuyla geri çekilmek ister. Fakat baltadan uzaklaşamaz. Sanki balta bedenine yapışmış gibidir ve gözlerini, baltanın sapının üst kısmındaki gözden ayıramamaktadır.
Nexus sakinleşir ve konuşur:
— Sen de nesin?
Balta cevap verir:
— Bu önemli değil, dünyevi olan. Sen amacımı hor görmeye gelmişsin galiba… Ama ben seni bir Tanrı yapacağım.
Nexus:
— Ama ben bir tanrı olmak istemiyorum. Tek istediğim—
Balta sözünü keser:
— Shhh… Sessiz ol, dünyevi olan. Şimdi ilk görevimizi açıklıyorum.
— İMPARATORLUĞA İHANET ETMEK.
Kara bulutlar çekilmiş ve Nexus bir nebze olsun rahatlamıştır. Fakat bu durum, onu ele geçirmeye çalışan baltayı açıklamamaktadır.
Nexus:
— Bir ihanet mi? Nasıl yani?
Balta konuşur:
— Evet… Onca yıldır eğitimlerini sürdürdüğün ustan Dofyr’e ihanet edeceğiz. Bunu birlikte yapacağız… evet.
Nexus:
— Sen bir canavarsın! Beni büyütenlere karşı bunu yapmamı nasıl isteyebilirsin?
Balta sinirlenir ve Nexus’un kolunu elektrikle çarpar.
— Sus, dünyevi çocuk! Şimdi susmalısın… evet.
Nexus:
— Ne oluyor? Konuşamıyorum bile… Vücudum sanki artık bana ait değil… Buradan kurtulmam lazım… kendi bedenimden…
Telsizden cızırtılar gelir.
— Alo, alo, alo… Komutan Dofyr konuşuyor. Yakalama emri gelen Tom ve yanındaki bilinmeyen azılı suçlu şehir merkezinde görülmüş.
Nexus, Dofyr ile ne kadar konuşmaya çalışsa da nafiledir. Artık vücudu ona karşı gelmektedir.
Balta konuşur:
— O zaman… hadi kalkalım.
Nexus’un vücudu harekete geçer.
Balta:
— Artık görevimiz belli. Şehrin merkezine gidip suçluları kurtaracağız.
— Ne? Suçluları kurtarmak mı? Sence de bu saçma değil mi?
Balta konuşur ve Nexus şaşırır. Aklını okuyan balta ona söyler:
— Bak, dünyevi olan… Seni çabucak yakmak istemiyorum. Bedenin değerli, açıkçası. O yüzden şimdi beni izle.
Balta ile birlikte tekrar çatılara çıkan Nexus, evlerin üstünden ilerlemeye başlar.
Nereye mi? Tabii ki o kağıttaki suçluları bulmaya.
Şehir merkezine ulaştıklarında, pazara ilerleyen Nexus ve onu buna zorlayan balta şaşırır.
Pazarın ortasında bir idam gerçekleşmektedir.
Ama ayın bu günü ve saatinde neden biri idam edilir ki?
Sonuçta bugün, Miseria’nın Altın Melek istilasından kurtuluşunun 4. yılıdır.
O karanlık günlerden beri kalan azılı suçlular, ibret olsun diye idam edilmektedir.
Ama asla kurtuluş kutlamalarının olduğu bir günde böyle bir şey olmazdı.
Cellat, sivri bir kılıç çıkarır ve suçlunun boynuna doğrultur.
O sırada küçük bir çocuk, celladın paçasından tutar ve bağırır:
— Hayır! Ona dokunamazsın! Sana izin vermiyorum!
Cellat ve etraftaki insanlar küçük çocukla alay ederler.
İdam tahtasındaki kişi Tom’dur. Fakat orada olmasının bir sebebi vardır.
Kuvvetli kaslara sahip Tom, boynunun hapsedildiği tahtayı kırar ve celladı yere serer.
Sevinen çocuk ve Tom kavuşmuşlardır.
Etraftaki insanlar şok içerisinde olanları izlerken Nexus öne çıkar.
Balta konuşur:
— Hey! Tom, seni almaya geldik!
Tom, Nexus’un normal biri olmadığını fark eder ve yanındaki gri saçlı çocuğu sırtına atıp depar atmaya başlar.
Balta bağırır:
— TOM DUR! YANLIŞ BİR ANLAŞILMA OLDU!
Kovalamacaya katılan Nexus ve baltası, onları bir an önce yakalamaya çalışır.
Nexus, avının neden bu kadar önemli olduğunu sorgularken ince bir tespitte bulunur:
Bu, ordu tarafından ona uygulanan gizli bir test olmalıdır.
Fakat zihnini okuyan balta tekrar konuşur:
— Yok, yanlış tespit. Başka bir sorun var mı?
Tom, etraftaki insanları yıkarak, duvarları parçalayarak ilerler. Nexus ise onun tam arkasındadır.
Bir şirket binasının içine giren Tom ve sırtındaki küçük çocuk duraksar.
Tom:
— Allan, şimdi senden saklanmanı istiyorum. Amcan seni tekrar kurtaracak, merak etme.
Allan ise üzülerek kafasını sallar ve ilerlemeye devam eder.
Nexus ve Tom sonunda karşı karşıyadır.
Tom, ruh gücünü yumruklarına kompresleyip bir şok dalgası gönderir.
Nexus ise bu saldırıdan kaçar. Fakat arkasındaki duvarda oluşan çatlak tavana yansır ve sonunda çöker.
Balta tekrar bağırır:
— Tom, kızını unutma!
Tom’un gözlerinden yaşlar gelir. Aniden bir sinir patlamasıyla çığlık atarak konuşur:
— KIZIMI BİR DAHA BANA HATIRLATMA CÜRETİNDE OLANLAR SİZİ YIKIP GEÇECEĞİM! TIPKI…
Derken arkadan gelen bir darbe ile Tom yere yığılır.
Dofyr:
— Ah Nexus, buradasın demek… Görüyorum ki ilk ödülünü yakalamışsın. Ah, merak etme küçük dostum… biz aynı takımdayız.
Balta Nexusa fısıldar.
-Şimdi hazır mısın ihanet vaktine küçük dünyevi çocuk?
(Devam Edicek…)
Karanlık çökecek ve hiçliğin kolları beni yutmak için uzanacak…
— Hayır… HAYIR! Sen gerçek değilsin. Sen sadece yanlış bir yanılsamasın! Bunlar iblislerin oyunu. Beni geri döndürmeye çalışıyorlar!
Nexus olduğu yerde ağlamaya devam eder.
Etrafında kimsecikler yoktur.
Bir anda tekrar bağırır:
— Gece Ana! Sen uzun zaman önce beni terk ettin! Artık sana inanmıyorum! Bundan sonra sen, sadece güneş ve ay bir olduğunda şanlı soyumun önünde eğilecek olanlardan birisin!
Ve o anda Nexus’un baltası konuşur.
— Kendi kendine konuşmak eğer senin stilinse, pek beğenmedim doğrusu. Şimdi beni dinle, dünyevi olan çocuk. Seninle bir anlaşma yapacağız. Beni Miseria Kalesi’ne götürmeni istiyorum.
Anlam veremeyen Nexus, gözyaşlarını silerken korkuyla geri çekilmek ister. Fakat baltadan uzaklaşamaz. Sanki balta bedenine yapışmış gibidir ve gözlerini, baltanın sapının üst kısmındaki gözden ayıramamaktadır.
Nexus sakinleşir ve konuşur:
— Sen de nesin?
Balta cevap verir:
— Bu önemli değil, dünyevi olan. Sen amacımı hor görmeye gelmişsin galiba… Ama ben seni bir Tanrı yapacağım.
Nexus:
— Ama ben bir tanrı olmak istemiyorum. Tek istediğim—
Balta sözünü keser:
— Shhh… Sessiz ol, dünyevi olan. Şimdi ilk görevimizi açıklıyorum.
— İMPARATORLUĞA İHANET ETMEK.
Kara bulutlar çekilmiş ve Nexus bir nebze olsun rahatlamıştır. Fakat bu durum, onu ele geçirmeye çalışan baltayı açıklamamaktadır.
Nexus:
— Bir ihanet mi? Nasıl yani?
Balta konuşur:
— Evet… Onca yıldır eğitimlerini sürdürdüğün ustan Dofyr’e ihanet edeceğiz. Bunu birlikte yapacağız… evet.
Nexus:
— Sen bir canavarsın! Beni büyütenlere karşı bunu yapmamı nasıl isteyebilirsin?
Balta sinirlenir ve Nexus’un kolunu elektrikle çarpar.
— Sus, dünyevi çocuk! Şimdi susmalısın… evet.
Nexus:
— Ne oluyor? Konuşamıyorum bile… Vücudum sanki artık bana ait değil… Buradan kurtulmam lazım… kendi bedenimden…
Telsizden cızırtılar gelir.
— Alo, alo, alo… Komutan Dofyr konuşuyor. Yakalama emri gelen Tom ve yanındaki bilinmeyen azılı suçlu şehir merkezinde görülmüş.
Nexus, Dofyr ile ne kadar konuşmaya çalışsa da nafiledir. Artık vücudu ona karşı gelmektedir.
Balta konuşur:
— O zaman… hadi kalkalım.
Nexus’un vücudu harekete geçer.
Balta:
— Artık görevimiz belli. Şehrin merkezine gidip suçluları kurtaracağız.
— Ne? Suçluları kurtarmak mı? Sence de bu saçma değil mi?
Balta konuşur ve Nexus şaşırır. Aklını okuyan balta ona söyler:
— Bak, dünyevi olan… Seni çabucak yakmak istemiyorum. Bedenin değerli, açıkçası. O yüzden şimdi beni izle.
Balta ile birlikte tekrar çatılara çıkan Nexus, evlerin üstünden ilerlemeye başlar.
Nereye mi? Tabii ki o kağıttaki suçluları bulmaya.
Şehir merkezine ulaştıklarında, pazara ilerleyen Nexus ve onu buna zorlayan balta şaşırır.
Pazarın ortasında bir idam gerçekleşmektedir.
Ama ayın bu günü ve saatinde neden biri idam edilir ki?
Sonuçta bugün, Miseria’nın Altın Melek istilasından kurtuluşunun 4. yılıdır.
O karanlık günlerden beri kalan azılı suçlular, ibret olsun diye idam edilmektedir.
Ama asla kurtuluş kutlamalarının olduğu bir günde böyle bir şey olmazdı.
Cellat, sivri bir kılıç çıkarır ve suçlunun boynuna doğrultur.
O sırada küçük bir çocuk, celladın paçasından tutar ve bağırır:
— Hayır! Ona dokunamazsın! Sana izin vermiyorum!
Cellat ve etraftaki insanlar küçük çocukla alay ederler.
İdam tahtasındaki kişi Tom’dur. Fakat orada olmasının bir sebebi vardır.
Kuvvetli kaslara sahip Tom, boynunun hapsedildiği tahtayı kırar ve celladı yere serer.
Sevinen çocuk ve Tom kavuşmuşlardır.
Etraftaki insanlar şok içerisinde olanları izlerken Nexus öne çıkar.
Balta konuşur:
— Hey! Tom, seni almaya geldik!
Tom, Nexus’un normal biri olmadığını fark eder ve yanındaki gri saçlı çocuğu sırtına atıp depar atmaya başlar.
Balta bağırır:
— TOM DUR! YANLIŞ BİR ANLAŞILMA OLDU!
Kovalamacaya katılan Nexus ve baltası, onları bir an önce yakalamaya çalışır.
Nexus, avının neden bu kadar önemli olduğunu sorgularken ince bir tespitte bulunur:
Bu, ordu tarafından ona uygulanan gizli bir test olmalıdır.
Fakat zihnini okuyan balta tekrar konuşur:
— Yok, yanlış tespit. Başka bir sorun var mı?
Tom, etraftaki insanları yıkarak, duvarları parçalayarak ilerler. Nexus ise onun tam arkasındadır.
Bir şirket binasının içine giren Tom ve sırtındaki küçük çocuk duraksar.
Tom:
— Allan, şimdi senden saklanmanı istiyorum. Amcan seni tekrar kurtaracak, merak etme.
Allan ise üzülerek kafasını sallar ve ilerlemeye devam eder.
Nexus ve Tom sonunda karşı karşıyadır.
Tom, ruh gücünü yumruklarına kompresleyip bir şok dalgası gönderir.
Nexus ise bu saldırıdan kaçar. Fakat arkasındaki duvarda oluşan çatlak tavana yansır ve sonunda çöker.
Balta tekrar bağırır:
— Tom, kızını unutma!
Tom’un gözlerinden yaşlar gelir. Aniden bir sinir patlamasıyla çığlık atarak konuşur:
— KIZIMI BİR DAHA BANA HATIRLATMA CÜRETİNDE OLANLAR SİZİ YIKIP GEÇECEĞİM! TIPKI…
Derken arkadan gelen bir darbe ile Tom yere yığılır.
Dofyr:
— Ah Nexus, buradasın demek… Görüyorum ki ilk ödülünü yakalamışsın. Ah, merak etme küçük dostum… biz aynı takımdayız.
Balta Nexusa fısıldar.
-Şimdi hazır mısın ihanet vaktine küçük dünyevi çocuk?
(Devam Edicek…)
Bölüm Yorumları (0)
Bu bölüm hakkında yorum bırakmak için giriş yapın.