Khamet-Ra.Tiaa’nın büyük oğlu.Ve gururunun, aklından daha büyük olduğu herkesçe bilinen kişi.Kaşları çatık, sesi gür, içinde kendinden menkul bir haklılıkla bağırdı:”Annemden özür dile, Amun!”Bir an durdum. Sonra öyle bir kahkaha attım ki avlunun duvarlarında yankılandı.Demek annesi bir şeyler anlatmıştı. Ve o, koşarak gelmişti—sırf annesinin onayını almak için.Acınası.Hem de çok.Yaklaştım. Yüzümdeki gülümseme hiç kaybolmadı.”Özür mü?” dedim, sesim sakin, neredeyse şefkatliydi.”Sevgili Khamet… sana verilen prens unvanı, seni hükmeden biri yapmaz.”Bir adım daha attım. Aramızdaki mesafe artık yalnızca bir nefes kadardı.”Sana sadece sarayda dekor olma hakkı verir.”Gözleri öfkeyle parladı. Bana hesap sorabileceğini sanmıştı.İşte bu yanlıştı.Eğilip kulağına fısıldadım; sesim bir yılan gibi derinin altına işleyen o ince tondaydı:”Duracağın yeri bil.””Yoksa bir gün uykunda… nefesin ansızın kesilir.”Başını hızla geri çekti. Sustu.Ben ise bahçedeki çiçeklere geri döndüm.Sanki hiç konuşmamışız gibi.
Sesli Okuma
Otomatik Kaydırma
Sağ üstteki ⚙️ Ayarlar ile okuma deneyimini kişiselleştir — tema, yazı tipi, sesli okuma ve daha fazlası.
Göz Molası
20 dakikadır okuyorsun. 20 saniye boyunca 20 metre uzağa bak.
Bölüm Yorumları (0)
Bu bölüm hakkında yorum bırakmak için giriş yapın.