Trafalgar Law ilk ortaya çıktığında “cool tasarımlı yeni nesil korsan” gibi duruyordu. Şapkası, dövmeleri, tuhaf gücü ve sakin tavrıyla dikkat çekiyordu ama kimse bu adamın yıllar sonra Dressrosa’nın duygusal merkezlerinden birine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.
Law’u önemli yapan şey yalnızca Ope Ope no Mi’nin aşırı güçlü olması değil. Karakterin bütün hayatı ölüm, kayıp ve hayatta kalmanın ne anlama geldiği üzerine kurulmuş durumda. Üstelik Luffy ile yan yana geldiğinde ikisi neredeyse zıt çalışma prensiplerine sahip: biri her şeyi planlıyor, diğeri plan kelimesini görünce büyük ihtimalle yemek düşünüyor.
Flevance Law’un dünyasını nasıl yıktı?
Law, Flevance adlı “Beyaz Şehir”de doğdu. Şehrin zenginliği Amber Lead madenine dayanıyordu fakat maddenin zehirli etkileri nesiller boyunca halkın bedeninde birikti. Dünya Hükümeti ve çevre ülkeler tehlikeyi bildikleri halde ekonomik çıkarlar nedeniyle gerçeği sakladı.
Hastalık patlak verdiğinde Flevance halkı bulaşıcı kabul edilip dışlandı ve katledildi. Law ailesini, okul arkadaşlarını ve bildiği bütün hayatı kaybetti.
Bu nokta karakteri anlamak için çok önemli. Law çocukken “dünya adil değil” sonucuna teorik olarak varmadı; dünya onun gözünün önünde ailesini yok etti. Üstelik kendisinin de kısa süre içinde öleceğine inanıyordu.
Neden Doflamingo’nun yanına gitti?
Ölmek üzere olduğunu düşünen Law’un hedefi yaşamak değil, mümkün olduğunca çok şeyi yok etmekti. Doflamingo ailesi ona bunun için uygun bir ortam gibi göründü.
Doflamingo da Law’daki öfkeyi fark etti. İkisi arasında benzer bir “dünyaya karşı nefret” zemini vardı ama sonuçları çok farklıydı. Doflamingo acısını başkalarına hükmetmek için kullanırken Law’un hayatına Rosinante girdi.
Corazon neden Law’un hayatındaki kırılma noktası?
Donquixote Rosinante, yani Corazon, Law’a ilk kez “sen yalnızca ölecek bir çocuk değilsin” gibi davranan kişidir. Hastalığını iyileştirecek bir yol bulmak için onu hastane hastane dolaştırır, aşağılanır ve sonunda Ope Ope no Mi’yi Law’a yedirerek hayatını kurtarır.
Corazon’un Law’a verdiği en büyük şey meyve bile değil. Yaşamak için bir sebep veriyor.
Law’un daha sonra korsan ekibine Heart Pirates adını vermesi, Corazon’un kalp motifini taşıması ve Doflamingo’ya duyduğu nefretin bu kayıpla birleşmesi tesadüf değil. Corazon öldüğünde Law yeniden bir şey kaybediyor ama bu kez geriye yalnızca nefret kalmıyor; sevildiğine dair bir kanıt da kalıyor.
Law’un Doflamingo intikamı gerçekten hayatının amacı mıydı?
Dressrosa’ya kadar büyük ölçüde evet. Law’un Kaido’ya karşı kurduğu ittifakın görünen hedefi Yonko sistemine saldırmak olsa da Doflamingo’yu yok etme arzusu planın kişisel merkezidir.
Hatta Law’un bazı kararları mantıklı stratejiden çok “buraya kadar geldim, gerekirse burada ölürüm” zihniyetine yaklaşır. Bu, sakin ve hesapçı görüntüsüyle tezat oluşturuyor.
Bence Law’un en ilginç yanı burada. Herkes onu grubun beyni sanıyor; çoğu zaman gerçekten öyle. Ama Corazon konusu açıldığında o da Luffy kadar irrasyonel davranabiliyor.
Luffy, Law’un planını neden değiştiriyor?
Law, Luffy’yi araç olarak kullanabileceğini düşünüyor. Kaido’ya karşı ittifak kuracak, sistemi sarsacak ve Doflamingo’ya ulaşacak.
Sorun şu: Luffy araç olmayı pek kabul eden bir insan değil. İnsanların hayatına giriyor, bütün planı dağıtıyor ve sonra o kişiyi kendi mücadelesinin merkezine çekiyor.
Dressrosa’da Law’un “benim savaşım” diye gördüğü mesele yavaş yavaş ortak bir özgürlük savaşına dönüşüyor. Luffy’nin Doflamingo’ya karşı tavrı Law’un kişisel intikamını küçümsemiyor ama ona intikam dışında bir gelecek de olduğunu gösteriyor.
Law neden Luffy kadar özgür değil?
İki karakter de D. ismini taşıyor fakat özgürlük anlayışları farklı. Luffy geleceğe bakıyor. Law ise uzun süre geçmişin borcunu ödemeye çalışıyor.
Luffy’nin hedefi Korsan Kral olmak; Law’un motivasyonları daha parçalı. Corazon’un intikamı, D. isminin anlamı, dünya tarihinin sırları ve kendi korsan yolculuğu zaman içinde birbirine ekleniyor.
Bu yüzden Law’un hikâyesi “hayalinin peşinden koşan çocuk” değil, hayatta kaldıktan sonra ne için yaşayacağını öğrenen çocuk gibi okunabilir.
Ope Ope no Mi karakteriyle neden bu kadar uyumlu?
Law’un meyvesi cerrahi alan yaratmasına, bedenleri kesip yeniden düzenlemesine ve inanılmaz hassas müdahaleler yapmasına izin verir. Çocukken doktor ailesinden gelmesiyle bu güç arasında doğrudan bir bağ var.
Daha da ironik olanı, Ope Ope no Mi’nin en efsanevi yeteneğinin başka birine ölümsüzlük sağlayabilecek operasyon olması. Hayatı boyunca ölümle boğuşmuş bir karakterin eline “yaşamı manipüle eden” bir meyve geçiyor.
Oda bazen sembolizmi saklamayı hiç sevmiyor ve açıkçası burada saklamasına da gerek yok.
Law’un D. ismine ilgisi neden büyüyor?
Corazon, D. taşıyanların tarihsel olarak “Tanrıların doğal düşmanı” şeklinde anıldığını Law’a anlatır. Law başlangıçta bu mirasın bütün anlamını bilmese de kendi ismiyle dünya tarihinin arasında bir bağ olduğunu fark eder.
Dressrosa sonrası yalnızca Doflamingo’dan intikam almak isteyen çocuk değildir artık. Kendi varlığının ve Corazon’un ona bıraktığı hayatın daha büyük bir hikâyedeki yerini anlamaya çalışır.
Law’u önemli yapan şey nedir?
Law, One Piece’in ana temalarından birkaçını tek karakterde topluyor: Dünya Hükümeti’nin sakladığı suçlar, D. gizemi, özgürlük, miras ve “seçilmiş aile” fikri.
Aynı zamanda Luffy’ye çok iyi karşıtlık oluşturuyor. Law kapıyı açmadan önce on yedi aşamalı operasyon planı hazırlar. Luffy kapıyı tekmeler. Garip olan, ikisinin birlikte çalışmasının çoğu zaman sonuç vermesi.
Law’un gerçek karakter gelişimi nerede?
Bana göre Dressrosa’da Doflamingo’nun yenilmesi değil, Law’un o zaferden sonra yaşamaya devam etmesi asıl gelişim.
Çocukluğunda öleceğine inanıyordu. Sonra hayatını Corazon’un intikamına bağladı. İntikam tamamlandığında boşluğa düşebilirdi ama yolculuğa devam etti, kendi ekibine döndü, Yonko savaşlarına girdi ve D. tarihinin peşine düştü.
Corazon Law’un hayatını kurtardı. Law’un yıllar sonra yaptığı şey ise o hayatı yalnızca intikam için harcamamayı öğrenmek oldu. Karakteri özel yapan kısım bence tam olarak bu.












Bu yazı için henüz yorum yok.
İlk yorumu sen bırak.