“Sessiz Kalp”
“Kalbimi Susturursan…” • Light Novel
Mira sabahları alarmdan birkaç saniye önce uyanırdı.
Bu bir alışkanlık değildi. Bir refleks de sayılmazdı. Daha çok… beklemek gibiydi. Sanki bilinçaltı her sabah bir şeyin olacağını fısıldıyor, sonra hiçbir şey olmuyormuş gibi davranıyordu.
Tavanı izledi.
Kalbi sakindi.
Bu önemliydi.
Elini göğsünün üzerine koydu. Nefesini saydı. Dört saniye al, dört saniye tut, dört saniye ver.
Sessiz.
Bugün de kontrol altında.
Yatak kenarındaki küçük aynada yüzüne baktı. Sıradan bir üniversite öğrencisi. Ne fazla dikkat çekici, ne silik. İnsanların aklında kalmayacak kadar normal.
Normal olmak, hayatta kalmanın ilk kuralıydı.
Telefonunu açtı. Haber başlıkları ekranı doldurdu:
“Dün gece şehrin kuzeyinde çekirdek kaynaklı patlama.”
“Devlet yetkilileri Kaos tehdidinin kontrol altında olduğunu açıkladı.”
Mira başlığın üzerinde parmağını bir saniye fazla tuttu.
“Kontrol altında.”
Her zaman aynı kelimeler.
Her zaman aynı yalan.
Çantasını omzuna attı ve apartmandan çıktı. Sokak sıradan görünüyordu. İnsanlar işe gidiyor, kahve alıyor, gülüyorlardı. Gökyüzü bulutluydu.
Ama Mira’nın içindeki çekirdek hafifçe titreşti.
Çok hafif.
Bir rüzgâr gibi.
Durdu.
Çevresine bakmadı. Asla ani tepki vermezdi.
Sadece yürümeye devam etti.
Titreşim artmadı. Ama kaybolmadı da.
Birinin onu izlediğini bilmek için dönmesine gerek yoktu.
Şehrin diğer ucunda, cam duvarlı yüksek bir binanın içinde Aras hareketsiz duruyordu.
Brifing odasında ışıklar loştu. Önündeki holografik ekranda bir dosya dönüyordu.
“Rezonans sınıfı Kaos çekirdeği.”
Nadir.
Tehlikeli.
Öngörülemez.
Ekranda bir siluet belirdi. Net bir yüz yoktu. Sadece genel fiziksel veriler.
Kadın. Yirmi bir yaşında. Üniversite öğrencisi. Kayıtlar temiz.
“Normal görünüyor,” dedi içlerinden biri.
Aras cevap vermedi.
“Normal görünenler her zaman en tehlikelisidir,” diye devam etti başka bir ses.
Dosya genişledi. Şehrin belirli noktalarında ölçülmüş düzensiz enerji dalgaları gösterildi.
“Rezonans çekirdeği aktifleştiğinde çevredeki çekirdekleri etkileyebilir. Özellikle Düzen çekirdekleri üzerinde destabilizasyon riski var.”
Oda sessizleşti.
Bu cümle önemliydi.
Destabilizasyon.
Aras’ın parmakları hafifçe kasıldı.
“Görev açık,” dedi komutan. “Hedef ortadan kaldırılacak. Gözlem değil. Yakalama değil.”
Kısa bir duraksama.
“Ortadan kaldır.”
Aras başını eğdi. “Anlaşıldı.”
Duygusal tepki yok. Tereddüt yok. Soru yok.
Düzen çekirdeği kalbinde düzenli bir ritimle atıyordu.
Sessiz.
Mira üniversite binasından çıktığında hava kararmaya başlamıştı.
Titreşim geri dönmüştü.
Bu kez daha net.
Soğuk bir gölge gibi ensesinde geziniyordu.
Adımlarını yavaşlatmadı. Koşmadı da.
Panik, çekirdeği uyandırırdı.
Sokağın köşesini döndü.
Ve onu gördü.
Karşı kaldırımda siyah montlu bir adam duruyordu. Hareket etmiyordu. Gözleri doğrudan ona bakıyordu.
Aralarındaki mesafe yaklaşık otuz metreydi.
Ama Mira’nın çekirdeği sanki göğsünden dışarı çıkmak ister gibi vurdu.
Adamın yüzü sakindi. Soğuk. Neredeyse ifadesiz.
Tehlike.
Bu bir avcıydı.
Mira arkasını dönmedi.
Sadece yürümeye devam etti.
Adam da yürümeye başladı.
Mesafe sabit kaldı.
Bu bir kovalamaca değildi.
Bu, bir çemberin yavaşça daralmasıydı.
Sokaklar boşalmaya başladı. Işıklar yandı. Gökyüzü tamamen karardı.
Mira nihayet hızlandı.
Arkasındaki adımlar da.
Bir sokaktan diğerine döndü. Nefesi kontrollüydü ama kalbi artık sessiz değildi.
“Lütfen…” diye fısıldadı kendi kendine.
Çekirdek ısınmaya başladı.
Aras koşmuyordu.
Zorunda değildi.
Onun korkusunun ritmini duyabiliyordu.
Bir Düzen kullanıcısı için bu kadar yoğun bir enerji dalgası neredeyse fiziksel bir sinyaldi.
Bir anlık hesap yaptı.
Üç sokak sonra kör bir çıkmaz vardı.
Mira döndü.
Ve gerçekten de karşısında duvar vardı.
Arkasındaki adımlar durdu.
Aras sokağın girişinde belirdi.
Aralarındaki mesafe beş metre.
Mira geri çekildi. Duvara çarptı.
“Kaçma,” dedi Aras.
Sesi sakindi.
Mira cevap vermedi.
Çekirdeği göğsünde yanıyordu.
Aras elini kaldırdı. Avucunda yoğunlaşan enerji soğuk, mavi bir ışık olarak şekillendi.
“Direnmezsen acı çekmezsin.”
Bu bir tehdit değildi.
Bir prosedürdü.
Mira’nın gözleri titredi. Ama korkudan değil.
Karar anı.
Çekirdek bir an için patladı.
Hava titreşti.
Aras bir adım geri kaydı. Beklemediği bir güç dalgası.
Rezonans.
Kalbinde ani bir düzensizlik hissetti.
Bu imkânsızdı.
Düzen çekirdeği bozulmazdı.
Mira fırsatı kullanıp yanından sıyrılmaya çalıştı.
Aras refleksle hamle yaptı. Elindeki enerji bıçağı kolunu sıyırdı.
Kesik derindi ama ölümcül değildi.
Kan Mira’nın bileğine doğru süzüldü.
Göz göze geldiler.
Ve zaman bir saniyeliğine kırıldı.
Yağmur sesi.
Islak asfalt.
Küçük bir el onun elini tutuyor.
“Kalbin çok gürültülü atıyor.”
Bir kız çocuğunun sesi.
Aras’ın nefesi kesildi.
Enerji dağıldı.
Kalbi… düzensizdi.
Mira da donmuştu.
Bu yüz.
Bir yerden…
Hayır.
Düşünme.
Mira Aras’ı itti ve koştu.
Bu kez Aras peşinden gitmedi.
Sokağın ortasında tek başına kaldı.
Elini göğsüne götürdü.
Düzen çekirdeği titriyordu.
Sessiz değildi artık.
Ve bu, ilk hataydı.